Kayıtlar

kadın etiketine sahip yayınlar gösteriliyor

Kadına şiddet ve habercilik

Resim
Kadına şiddet ve habercilik Kadına şiddet konusu son on yılın en çok reyting yapan haberi olmak özelliğini taşımaktadır. Ulusal televizyon kanalları ve on binlerce tıklanma alan internet siteleri bu konu hakkında istedikleri zaman istedikleri kadarı ile haber yapıp gündemi belirlemekteler. Her geçen gün ile birlikte kadına şiddet konusunda haber sayısının artıyor olması o konu hakkında sanki gerçek imişcesine yorumlar yapılıyor olmasına sebep oluyor. Haber yapıyor olmanın herhangi bir şeyi düzeltmediğini öğrenmek için daha ne kadar deneyim gerekiyor bilemiyorum. Sadece ve sadece yaşanılan vahşetin sunum şeklinden dolayı yeni haberlerin olmasına vesile olacak bir dilin hiç kimseye bir yararı olmayacaktır. Tüm haber kanallarının (tv – internet portalları – radyo - yazılı basın...) muhatabının sadece sağlıklı yetişkinler olmadığının bilincinin yerleşmesi gerekmektedir. Aksi halde vahşete ilişkin haberlere muhatap olan çocukların dünyasına verilen zarar kaçınılmaz sonuçtur. An...

Basit bir gözlem, olgu, algı ve soru

Resim
Bir toplu taşıma aracındasınız ve alabildiğine kalabalık. Erkekler ve kadınlar ayakta. Bir erkek kalkıyor inmek için kapıya yöneliyor. Boşalan koltuğa ise hemen yakınında olan erkekler oturmayıp biraz uzakta dikilen kadına yer veriyorlar. Olay ve gözlem bu.. Şimdi erkeklerin bu davranışının altında yatan onları yönlendiren nedir. Soruda bu.. Kadında onlar (erkekler) gibi genç onlar gibi işe gidiyor onlar gibi telefonu ile meşgul ve her iki tarafta (cinsiyette) İstanbul trafiğinin çilesini her gün yaşıyor yani cinsiyetler dışında her şey aynı. Kadın ve erkek cinsini eşdeğer gören algı yaklaşım ve her nevi sisteme göre eğer ki denk iseler bu davranış neden. her iki tarafta esasında modern sosyoloji ve ekonomi kuramlarına göre yaşamak daha iyi yaşamak için diğerinin tepesine binmeye muhtaç. Yani birinin diğerine yardım etmesi gibi şeyler rekabetçi yaşantının hiçte düşüneceği yapacağı şeyler değil. Sorunda bu.. Bu noktada birbirinden farklı ama aynı sonucu üreten yaklaşımlar olabilir...

İnsanın varoluşuna ilişkin

Resim
Ben insanı "varoluş sürecini yaşayan" varlık olarak görmek ve tanımlamak gayretindeyim. Varoluş süreci vazgeçilemez, terkedilemez bir sahipliktir ve varoluş sürecinden vazgeçişler insanı bugün adına psikolojik rahatsızlık – hastalık denilen durumlara itebilir. İnsanın neden var olduğu sorusuna cevaptır, insanın ne olduğu. İnsan tanımlarının yegane ölçütü esasında bu sorudur. İ nsan kavramının tanımı yapılmaya çalışılırken esasında söylenilen her şey insan neden var sorusuna cevaptan ibaret. Temelde buraya saplanıp kalmış insan tanımları ve anlatımları ise pek çok yanlışın oluşmasına sebebiyet veriyor. İnsan illaki tanımlarda ifade edilen özelliklere sahip olmalıymış ya da öylece yaşamalıymış gibi ifade ediliyor. Oysa tüm bu yazıp çizilenler insanın ne olduğuna değil insandan ne istenildiğine dair. İnsan adına yapılan tüm bu yorumlar bir ideolojik ya da dini kültürün egemenliği altında gelişmektedir. İnsanı bedeni ve aklına ilişkin özelliklerine göre ayrıştırdığınızd...